Perşembe, Ekim 21, 2010

KRAL MEZARLARI (KAYA MEZARLARI)

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

Kral Kaya Mezarları, Hellenistik Dönem'nde, Amasya'daki Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş olan anıt mezarlardır.

Antik Çağ yazarı Strabon'a göre Mitridat Krallığı zamanında krallar adına yapılmış anıt mezarlardır. Yeşilırmak Vadisi boyunca irili ufaklı 23 adet kaya mezarı bulunan bölge Krallar Vadisi olarak da bilinir. Kaya Mezarlarının içlerinden çok, arkalarına oyulmuş geçitler dikkat çekicidir. Kalker kayalara oyularak yapılan bu bu mezarlar yapı ve büyüklükleri itibarıyla kente hakim bir noktadadır.

Bu ören yeri Amasya'dadır ve içerisinde 15. yüzyıl Osmanlı Dönemi'ne ait iki adet özel hamam yer almaktadır. ve Amasya kalesinin tam altında olup çok ilgi gören yerlerden bir tanesidir.

KAYA MEZARLARI

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

Kaya mezarları, statüsü yüksek kişiler için yapılmış, oyulmaya ve işlenmeye uygun kayalarda oluşturulmuş mezarlar.
Anadolu'da M.Ö. 3000'de başlayan ölüyü eve benzer bir mimari yapı içinde gömme adeti küp ve oda şekilli mezarlar, lahitler, tümülüsler, anıt ve kaya mezarları şeklinde Anadolu'daki farklı uygarlıkların kültürlerinde ortaya çıkmaktadır. Dünyada ise Mısır piramitleri anıt şeklindeki mezarlara örnektir.

İçinde bir kaç mezar bulunan aile tipi mezarlarda girişler oluşturulmuştur. Dışlarında işlemeler ve aileye ait bilgiler bulunmaktadır.

MEZAR ÇEŞİTLERİ/MEZAR TÜRLERİ

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

1- Basit toprak mezarlar: Ölüler Dorsal(düz) veya hoker tarzda konulmustur. Genel olarak cesedin sığabilecegi kadar yer açilarak topragin sıkıştirilmasi bazende küçük taslarla bir zemin olusturulmasi sonucunda ceset buraya gömülmüştür. Çogunlukla Orta Çag mezarlarinda mezarin üzeri plaka tasla kapatilmistir.

2-Kaya araligi mezarligi: Dogal kaya oyuklari veya kaya araliklarindan yararlinir. Ana kayayi düzeltme gibi bir kaygi yoktur.

3-Küp mezarlar: Anadolu’da çok rastlanmaktadir. Neolitik döneme kadar geçmisi dayanir. Yakilmadiginda cesede uygun bir küp bulunuyor, yakildiginda daha küçük küpler kullaniliyor. Küplerin ağzı genelde taşla yada kiremitle kapatilir.

4- Sandik mezarlar: Tastan , kerpiçten , agaçtan yapilmakta dikdötgen veya kare tercih edilmektedir. Genelde dört tarafi tasla çevrelenmekte üzeri bazen kapatilir bazen kapatilmaz , amaç sandik seklini olusturmaktir. Sal taslariyla kapatilmaktadir. Bir ya da daha fazla gömü hoker tarzda gömülmektedir.(lahit,kagir mezarlar v.b)

5- Oda mezarlar : Tas ,kerpiç, ana kayaya açilan odalardan yapilan mezarlardir. Genelde ön girisleri vardir , ev seklindedir. Üzerleri ya sal taslari veya ahsap ,dallarla kapatilmakta, yüzeyden görülmemektedir. (kaya mezarları v.b)

6- Kuyu mezarlar: Derinlikleri 2m’yi bulmaktadir, mezarin girişi üsttedir ve sal taslariyla kapatilmaktadir.

7-Yığma mezarlar : Üzerine taş toprak,çakıl yıgınları yıgarak oluşturulan mezarlar

GİZLİ HAZİNELER/İSTANBULDA GÖMÜLÜ GİZLİ HAZİNELER

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

İşte İstanbul'da gömülü gizli hazineler




"İstanbul'un taşı toprağı altın" sözü nereden geliyor biliyor musunuz ?





Takvim yapraklarında tarih, 1935 yılının nisan ayını gösteriyordu. Helmut Mecler adında bir Alman, elindeki dilekçeyle, İstanbul Belediyesi’nin kapısından içeri girdi. Dışarı çıktığında yüzü gülüyordu. İstediği izni almıştı. 18 Nisan 1935 tarihinde, izin belgesiyle beraber, soluğu Karacaahmet Mezarlığı’nda aldı. Belediye, zabıta ve müze idaresi yetkilileriyle beraber hiç durmadan, kazabildiği her yeri kazdı.

Kazma kürek sesleri geceleri bile susmuyordu. Dördüncü günün sonunda, umutsuzluğa düştü ve pes etti. Zaten aldığı iznin süresi de dolmuştu. Aradığını bulamamıştı...

Peki neydi Helmut Mecler’i, Almanya’dan İstanbul’a getiren ve günlerce kazma kürek çalıştıran bu sır? Tabii ki efsanelerle dolu İstanbul’un gizli hazinelerinden biri, cüzzamlıların hazinesi İstanbul’un hazine efsanelerini, Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi Başkanı Doç. Dr. Süleyman Faruk Göncüoğlu Tempo Dergisi'ne anlattı.

İşte İstanbul'un gizli hazineleri:

SÜLEYMANİYE CAMİİ, HARCA KARIŞAN DEĞERLİ TAŞLAR

Süleymaniye Camii'nin inşaası sırasında İran Şahı, inşaatın hızlanması için değerli taşlar gönderir. Kanuni Sultan Süleyman bu taşları öğüterek bu minarenin hacına karıştırır.

CEVAHİR MİNARESİ
İran Şahı'nın sadaka verir gibi gönderdiği değerli taşlar değirmende öğüterek Süleymaniye Camii'nin Cevahir Minaresi'ne katar.

BALAT- FENER AÇIKLARI
Bizanslılar İstanbul'un işgali sırasında gemilerle hazinelerini kaçırmaya çalışır. Fatih'in askerleri bu gemileri Balat açıklarında batırır.

BAĞIŞLARLA YAŞIYORLARDI
Cüzzamhane'deki hastalar sadakalarla geçinirdi.

KARACAAHMET MEZARLIĞI/ CÜZZAMLILARIN ALTINLARI
Cüzzam hastalarına bağış olarak verilen altınların biriktiği hazinenin mezarlıkta olduğuna inanılıyor..

KUTSAL KASE İNANIŞI
Kimilerine göre Hıristiyanlıkta varlığı bile tartışılan Kutsal Kase de Çemberlitaş'ın altındaki gizli odada bulunuyor.

KLEOPATRA'NIN HAZİNESİ
Halkalı'da Kleopatra'nın süt banyosu yaptığına inanılan Roma döneminden kalma havuzun da bulunduğu bölgede hazine olduğuna inanılıyor.

ZEYTİNBURNU KIYI ŞERİDİ/ NAZİ ALTINLARI
İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler, Yahudiler'den topladıkları altınların bir bölümünü İstanbul'a getirir. Altınlar Zeytinburnu kıyı şeridinde bir arsaya gömülerek saklanır.

GOBEN VE BRESLAU
Savaşı kaybetmekten korkan Almanlar hazinelerinin bir kısmını Goben ve Breslau zırhlılarına yükleyerek Osmanlı'ya gönderir.

OSMANLI BANKASI HAZİNESİ ESKİ İSTİNYE TERSANESİ'NDE Mİ
Fransızların kaçırmak istediği Osmanlı'ya ait külçe altınlar eski tersanenin olduğu yerde gömülü.

İSTİNYE TERSANESİ, ALTIN GÖMÜLÜ
Osmanlı altınlarını İstinye Tersanesi'nen çıkaramayan Fransızlar çareyi bu altınları tersane civarında bir yere gömmekte buldu.

KARTAL FİGÜRLÜ SİKKELER//SİKKE’LER DE ÇİFT BAŞLI KARTAL FİGÜRÜ

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

SİKKE’LER DE ÇİFT BAŞLI KARTAL FİGÜRÜ
Madeni para anlamına gelen sikke Arapça akçe üzerine darb olunan nakış damga demektir. Sikke ağırlığı ayarlanmış yetkili idarenin ya da devletin arma veya işaretini taşıyan küçük bir aaaal parçasıdır.
Tarihte ilk sikkeler Lidya’da altın-gümüş alaşımlı doğal elektrumdan yapılmıştır. İlk zamanlar düz sonra çizgili sonra resimli sikkeler Krezus döneminde saf altından da basılmaya başlanmıştır.
Batı Anadolu’da Lidyalılar tarafından M.Ö. VII. yüzyılın ikinci yarısında icat edilen sikke çok kısa bir süre içinde bütün Ege ve Batı Akdeniz’e yayılmıştır. Aristokrat kesim tarafından basılan ilk sikkeler aslında gündelik ticaretten çok askerlerin maaşlarının ödenmesi için kullanılmıştır.
XII XIII. ve XIV. yüzyıllarda Anadolu’da egemen olan Türkmen devletleri kendilerine ait sikkeler darp etmişlerdir. Beyler arasında yapılan anlaşmalara göre bazen birinin diğerinin üstünlüğünü kabul ettiğini göstermek için bazen de paraların her iki ülkede geçerliliğini sağlamak amacıyla ortak üretilen sikkelerde bir yüz bir devlete diğer yüz diğer devlete aittir. Selçuklu-Eyyübi Selçuklu-Ermeni Artuklu-Selçuklu Artuklu-Eyyübi Cezire Atabeki-Selçuklu Artuklu-Selçuklu-Eyyübi Zengi-Eyyübi ve Osmanlı-Saruhanoğlu devletlerine ait ortak sikkeler kullanılmıştır.
Artukoğulları Hasanaaaf Diyarbakır Harput ve Mardin’de kurulmuş Ortaçağın en önemli Türk devletlerinden birisidir. Üç kol halinde Hısnaaafa (Hasanaaaf) ve Amid (Diyarbekir) Mardin ve Meyyafarikin (Silvan) ve Harput’ta hüküm sürmüşlerdir.
Hanedanın atası ve isim babası olan ve Oğuzların Döğer boyuna mensup bulunan Eksük oğlu Artuk Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın kumandanlarındandır. Anadolu’nun fethinde Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında önemli katkıları olmuştur.
Artuklular Büyük Selçuklu Devleti'ne tabi olduklarından devlet teşkilatı müessesesi ve idare tarzı Selçuklulara benziyordu. Devletin temel siyaseti cihad ve Haçlılarla mücadele idi. Artukluların hakim oldukları bölgelerde Türklerden başka Arap Süryani Rum Ermeni ve Yahudi vardı. Her millet kendi lisanını konuşurdu.
Artuklu hükümdarları saray ve şehirlerde kurdukları kütüphanelerde binlerce ciltlik kitaplar toplamışlardır. Artukluların inşa ve imar faaliyetleri mimari eserleri çok meşhur idi. Artuklular Orta Asya ve İslam alemindeki mimariyi birleştirip kaynaştırarak kıymetli eserler inşa ettiler. Artuklu ülkesindeki iktisadi yükselişe paralel olarak ihtiyaca ve lüzumuna göre; hükümdar devlet adamları hanedan mensupları ve hayırseverler; cami medrese imaret zaviye türbe hastane hamam çarşı han köprü kervansaray kale ve surlar ile medeniyet diyarı haline getirdiler.

FİGÜRLÜ ARTUKLU SİKKELERİ
1. Hükümdar Tasvirleri

Hükümdar tasvirli sikkeler Figürlü Artuklu sikkelerinin en büyük grubunu oluşturmaktadır.
Tahta oturan hükümdar tasviri;

Mardin Müzesi Envanter No: 2033
Nasreddin Artuk Arslan’a ait H.628 tarihli sikkenin ön yüzünde; Taht üzerine bağdaş kurarak oturmuş sol eli ile göğsünde küre tutan hükümdar tasviri bulunmaktadır. Başın sağında ve solunda yıldız motifi işlenmiştir. Tahtın sağında Artuk Arslan solunda Nasreddin ibaresi vardır.
Sikkenin arka yüzünde; Billahe El İmam El Mustansır Emir El Mü’minin El Melik El Kamil Muhammed. Darbı Sene Semane ve Aşrin ve Sittemain ibareleri bulunmaktadır.

Büst Şeklindeki Hükümdar tasviri;

Mardin Müzesi Envanter No. 2088
H.611 tarihli sikkenin ön yüzünde Defne dalları ile süslü sola dönük büst şeklinde hükümdar tasviri etrafında; Nasreddinya veddin Artuk Arslan Mekliki Diyarbekir ibaresi bulunmaktadır.
Arka yüzde ise Ebu El Abbas Ahmed El Nasreddin Allah Emir El Mü’minin El Melik El Adil Ebu Bekir Bin Eyüb. Ahid Aşere ve sittemie yazısı vardır.
Aslana Binen Hükümdar Tasviri;
Mardin Müzesi Envanter No: 2262
H.606 tarihli sikkenin ön yüzünde aslana binmiş hükümdar sola doğru tasvir edilmiştir. Etrafında ise El Melik El Alim El Adil Nasreddin Artuk Arslan Meliki Diyarbekir ibaresi yer almaktadır.
Arka yüzde ve sitte El İmam El Nasreddin Allah Emir El Mü’minin Sene Mie Etrafında ise El Melik El Adil Seyfeddin Ebu Bekir Bin Eyüb Darbı Bi Mardin Sene yazısı bulunmaktadır.

2. Melek Tasviri
Mardin Müzesi Envanter No: 206
H.571 tarihli sikkenin ön yüzünde Başı Haleli fantastik bir Melek tasviri bulunmaktadır. Figürün Sağında-Sene Ahede ve sabaiyn Solunda-ve Hamsemie yazıları vardır.
Arka Yüzde Melik El Ümera Muhammed Bin Kara Arslan Bin Davud Bin Sökman Bin Artuk Nasır Emir Emir El Mü’minin. Sağda-El İmam Solda-Allah El Müsaaai Bimar (din) ibaresi mevcuttur.

ARTUKLU SİKKELERİNDE ÇİFT BAŞLI KARTAL FİGÜRÜ

Çift başlı kartal ilk kez Mezopotamya’da mühürlerde M.Ö.3. bin’in sonu ile 2. bin’in başlarında görülmektedir. Daha sonra bütün Ön Asya’ya yayılmıştır. Hemen hemen bütün Anadolu ve Türk medeniyetleri tarafından sevilerek kullanılmıştır.
Çift başlı kartal motifi pek çok sembolik anlamda kullanılmıştır. Yakutlar göğün üst katında efsanevi bir çiftbaşlı kartal bulunduğuna inanmışlardır. Hayat ağacıyla beraber gökyüzüne açılan kapının bekçisi simurg olarak da betimlenen çift başlı kartal mezar taşlarında ise ölünün ruhunu veya ona refakat eden kuşu sembolize etmektedir. Orta Asya’da çok yaygın olan kartal kültünde tek ve çift başlı kartalı koruyucu nazarlık tılsım aydınlık-güneş sembolü ve havayı tayin eden unsur olarak görülmektedir. Sikkeler üzerinde bulunan çift başlı kartalın anlamı ise bazı hükümdarlarca arma-sembol bazılarınca da kendi gücünü sembolize etmektedir. Çift başlı kartal figürü hükmetme gücünü destekleyen pekiştiren bir motiftir.

Berlin Müzesi Envanter No: 17.
Rükneddin Mevdud’a ait olan sikke H.621 tarihlidir. Ortada daire içinde çift başlı kartal figürü etrafında darbı bi Amid sene 621 ibaresi bulunmaktadır. En dış bordürde ise El Melik El Mesud Rükneddin Mevdud Bin Mahmud Bin Artuk yazısı kare bordür arasında kalan boşlukları doldurmaktadır.

Mardin Müzesi Envanter No: 359
Nasreddin Mahmud’a ait sikke bronzdan yapılmıştır. Ön yüzünde çift başlı tek gövdeli kartal figürü bulunmaktadır. Anatomik olarak bozukluluklar vardır. Özellikle kartalın çift başı çizgi halinde belirtilmiştir. Sikkenin arka yüzünde El İmam El melik …ibaresi okunabilmesine karşılık oldukça tahrip olduğu için yazının devamı getirilememektedir.

Mardin Müzesi Envanter No: 599
Bronzdan yapılan sikke Nasreddin Mahmud dönemine aittir.
Sikkenin ön yüzünde çift başlı tek gövdeli kartal figürü bulunmaktadır. Çift başlı kartalın ve sikkenin arka yüzündeki yazı kuşağının etrafını noktalı daire kompozisyonu çevirmektedir.

SONUÇ
Çift başlı kartal figürlü sikkeler Artuklu döneminde ilk defa Hasanaaaf ve Amid Artuklularından Nasreddin Mahmud tarafından hasanaaafte darb edilmiştir.
Artuklu döneminde çift başlı kartal figürlü sikke bastıran bir diğer hükümdar ise Rükneddin Mevdud’dur. Dairesel bir rozet içine yerleştirilen çift başlı kartal figürü Nasreddin Mahmud’un sikkesi ile çiftbaşlı kartalın işlenişi ve stil bakımından paralellik göstermektedir.
Çift başlı kartal figürlü sikke bastıran son Artuklu hükümdarı Mardin Artuklularından Şemseddin Salih’tir.
Artuklu sikkelerinde olduğu gibi Anadolu Selçuklu ve Artuklu yapılarında; surlarda cami ve medreselerde saraylarda koruyucu ve hâkimiyet sembolü olarak çift başlı kartalın yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir.

BİZANS DÖNEMİNE AİT 61 ALTIN SİKKE ELE GEÇİRİLDİ

Define,definecilik,define işaretleri,define arama yolları,gizli defineleri arama,cinler büyü tılsım,define arama çubukları, ,gizemli defineleri çıkartma,define nasıl aranır hepsi burada.

BİZANS DÖNEMİNE AİT 61 ALTIN SİKKE ELE GEÇİRİLDİ


Erzurum'da Bizans ve İslami Döneme Ait 59 Adet Altın Sikke Ele Geçirildi. Sikkelerle İlgili Olarak Yakalanan İki Kişi Gözaltına Alındı.


Erzurum'da Bizans ve İslami döneme ait 59 adet altın sikke ele geçirildi. Sikkelerle ilgili olarak yakalanan iki kişi gözaltına alındı. Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadale Şubesi ekipleri tarihi eser kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla F.G ve S.S isimli şahısları yakın takibe aldı. Bizans ve İslami döneme ait altın sikkeleri şehir merkezinde pazarlamak isteyen F.G ve S.S'ye yönelik operasyon gerçekleştiren polis, söz konusu şahısların üzerinden 59 adet altın sikke ele geçirdi. Şahısların yapılan sorgulamasından aynı şahısların iki adet altın sikkeyi önceden sattıkları kişininin ismini de polise vermeleri üzerine M.A. da iki adet sikke ile yakalandı. Zanlıların emniyetteki sorgulamalarının devam ettiği bildirildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder