Cumartesi, Mayıs 07, 2011

Türkiyede en çok hazine nerde vardır

Türkiyede en çok hazine nerde vardır

Define Nasıl Bulunur?(Teknik+Havas)

Define ve Definecilik Hakkında;

Define :isim (defi:ne) Arapça def³ne ; Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü. (TDK)

Definecilik ve arkeolojide kazıya başlamadan önce ilk çalışması yüzey araştırması yapma ve bulduğu bulguları değerlendirme işidir.

İnsanlar yaşadıkları topraklarda iz bırakırlar, orijinal doğaya yapılan her bir müdahale bir iz bir tabaka oluşturur.Bu tabakaların üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal doğya göre farklılık oluşturur. Bu farklılıklar aşağıda anlattığımız şekillerde anlaşılır.

müdahale edilmiş ve orijinali bozulmuş tabaka üzerinde yetişen bitki boyları sap kalınlıkları, köklerin kalınlıkları orijinal tabii katmana göre farklı olur. yumuşaktır kolay ve rahat kazılır. Yine insanlar tarafında müdahele edilmiş kayaların yüzeylerinde oluşan yosun tabakası açık renkli ve gençtir.

Şahis gömüleri ve kaya mezarları direkt olarak kaya içine yapıldığından kayaların yüzeyinde oluşan farklı tabakaları titizlikle incelenmelidir. bu tür yerlerin sonrada kapatılan kaya etrafında kirli beyaz yada yeşilimtırak renkte bir katman oluşur.

Yer altına gömülen muhtelif maddenler (altın hariç) zaman içinde yanar ve olarak gaz oluşturur, bu gaz yer yüzüne çıkmak için üst katmanları zorlar ve katmanın zayıf noktasına sızarak atmosfere dağılır, bu tür gazın sızdığı yerde bitki tabakası farklı olur, ya ot yetişmez, toprak yapısı çorak gibi dir, ya erken sararır, erken kurur kurumasa bile renkleri sarıya yakın yeşillikte olur.

Kışın karın lapa lapa yağdığı zaman yüzeysel araştırma yapmak çoğu zaman başarıya götürür.Toprak yüzeyine sızan gaz karın erken erimesine yada kar tutmamasına nedenolur. kar tutsa bile kendi çevresine göre geç tutar erken erir,

Doğal tabakaya göre farklılık oluşturan her bir tabaka bulgu birer ip ucudur, bu ip uçlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesi gerekir.

Görüldüğü gibi definecilik kolay bir iş değil,bilgi tercube ve titiz bir çalışma ister, bu nedenle araştırma yapılan alanlar üzerinde orijinal doğaya aykırı olan, insanların müdahalesi sonucunda oluşan katmanlara odaklanmalıdır

İşaretler Hakkında;

İŞARET (Epigrafi) = Bir tür şifreleme yöntemidir.Sakladığı varlıkları, değerleri herhangi bir tehlikeye karşı korumak ve sonrada gelip almaya yarayan şifreleme
düzeneği ile birlikte bir çeşit anlatım ve bir dildir. Bunlar oyma kabartma ve boyalama şeklinde günümüze kadar ulaşmıştır. Kayalara yapılan her figürün motifin mutlaka bir anlamı vardır. anlamsız manasız hiç bir emek sarf edilemez. ancak her kaya damgası da define için değildir. Direkt gömünün işareti olmaz . bunu unutmayalım.

Kaya damgaları mutlaka bize bir şey söylüyordur, yapım amacıda bu olmalı, örneğin kayalarda çoğunlukta gözüken yuvarlak oymalar mezarı işaret eder, bu oymanın yapılış amacı; Mezarın yanında ki kayaya oyularak içine yağ dökülüp yakılıyordu, Bu günkü mezarların üstünde yakılan mumlar gibi biz buna mumyalık desek daha mantıklı olacak. kare veya dikdörtgen oymalarda aynıdır. Bir ok yön için kullanılmıştır. Özetleyecek olursak her figür ancak özellikleri ile okunur. Örnek verecek olursak bir buğday başağı berekettir, bereketi sembolize etmişlerdir, direkt defineyi değil.
Her kaya damgası define olamayacağı kesindir. Buna göre bunları biz bir kategoriye ayrılarım

1- Devlet ve yöneticilerine ait damgalar.devleti ve devlet adamalarının makamlarını ve devlet sınırlarını sembolize eder
2- Dini kurum ve din adamlarına ait damgalar. dini ve din adamını sembolize eder
3- Kavimlere (aşiret) ait damgalar. kavmi sembolize eder
4- Şahısa ait damgalar. şahısı sembolize eder.
5- Süsleme sanatı . Sadece sanat içindir.

İşaretler Nasıl Çözülür?

Antik Dönem toplumlarda sık sık yapılan savaşlar,ani baskınlar, çete ve eşkıya soygunlarına karşı insanlar ellindeki muhtelif değerleri korumak amacıyla saklama ihtiyacı duymuşlardır, hatta günümüz insanların kısmen uyguladıkları alışkanlıklardır.Gömü işleri ve düzenekler genelde taş ustaları, sert cisimlere şekil vermekte usta insanlar (heykel tıraşlar) tarafından yaptırılırdı.

Bir gömüye neden işaretleme düzeneğine ihtiyaç duyuldu? Bu sorunun cevabındaki genel mantık şöyledir. Gömü başta güvenlik nedeni ile yapılırdı, gömen insan ihtiyaç duyduğu an gelip kolay bulacak, kolay kazacak ve gömü yerini kendisinde başka kimseler bilmeyecek, kendisi almadan ölürse gömüyü neslinde dininde ırkında biri gelip bulsun alsın gibi mantığı yatmaktadır. gömerken saklarken bile emniyet tedbirleri söz konusudur.

FİGÜRLER NASIL ÇÖZÜLÜR?
Yıllardan beri gelen tercubeler gömülerin çoğunun kayaların içi oyularak kaya içine sakladıklarını göstermektedir.

İnsanlar yaşadıkları topraklar üzerinde sürekli bir takım izler bırakırlar ve bırakmaya da devam etmektedirler.

İşaret çözmede önce ihtiyaç duyulan şey; görülen rastlanılan figürün define olup olmadığıdır, kayalar üzerine yapılan bir takım şekiller iş olsun diye yapılmamıştır bunların birer amacı vardır, bunlar içinde dini sembolize eden, kabileyi sembolize eden, yerel beyi sembolize eden kralları sembolize eden ırkları sembolize eden bir takım kaya damgaları kullanılmıştır, gömü işaretlerini bunlarda ayırt edebilmek için eski insanların davranışlarını dinlerini gelenek ve göreneklerini çok iyi bilmek gerekir. her işaret define değildir.

Gömü işareti bir alfabe bir matematik kuralı dahilinde inşa edilmişlerdir. Bu nedenle gömü işaretleri zincirleme birden fazla olmalıdır.

işaretlerden uygulanan genel mantık; gömünün işarete olan uzaklığı, derinliği bazen miktarı bazen de saklama biçimi şeklinde alfabetik ve matematiksel bir mantık hakimdir.

İşaretleri çözerken aşağıdaki sorulara cevap aramalıyız.

1- Gömü var mı?
2-Nerede?
3-Ne kadar uzaklıkta?
4-Hangi yönde ?
5-Ne kadar derinlikte
6- gömünün saklandığı mekanın şekli nasıldır?

bu açıklamalarda sonra sorularınıza aşağıdaki gibi davranarak cevap bulmamız lazım .

1- Her işaretin bir dili vardır bu dil işaretin oluşturan şekillerin özellikleridir.

Örneğin bir kaya üzerine çöreklenmiş oyma bir yılan olsun, önce yılanın özelliklerini sırala***** çözmeye çalışalım, Yılanın özelliklerinde bir tehlike anında karanlık kuytu bir yere kaçar bu yer ya bir deliktir yada bir kaya altıdır, yılanın duruşu hareketsiz çöreklenmiş sabit başka hiç bir emare yok o zaman yılanın bulunduğu kayanın altına bakmamız lazım, yılanın diğer bir özelliği savunma silahı zehirdir. o zaman gömüde tuzak olabilir düşüncesi ile yaklaşmalıyız,

2- İşareti kullanan toplum hakkında sosyoekonomik yönde inanç yönünde bilgi toplamak

3-İşaretli kayanın etrafında çevresinde yüzey araştırması yapmak, insan tarafında müdahale edilen bu katmanları keşfetmek okumak bir çok kez insana nokta buluşu sağlar. çevresinde dikili birbirine yaslatılmış kayalar, tümsek, çukur gibi izleri aramamız lazım

4- bu bilgilerden sonra yinede işareti çözemedik diyorsanız bu konulardan tercube edinmiş insanlardan yardım isteyiniz. İşaretleri koruyunuz kırmayınız kırana müdahale ediniz,

Define kazıları ameliyata benzer, işin ehli bir cerrah ameliyattan önce gereken tüm tahlilleri yapar.

Bir Yerde Define olup Olmadığını ve yerini tayin etmek için;

Gündüzden rizaen lillah oruç tutulur.İftarda canlı ve canlıdsan çıkan bir şey yememek lazımdır.Yatsı namazından sonra bir avuç hardal üzerine 101 kere "( Ve indehu mefatihul ğaybi la ya'lemüha illa hüve ve ya'lemü ma fil berri vel bahri ve ma teskutu min verakatin illa ya'lemüha ve la habbetin fi zulümatil erdı ve la ratbin ve la yabisin illa fi kitabin mübin.)"
Ayet-i kerimesi okunur. ve her "mübin" (102) kere tekrarlanır. okuma esnasında hardallar avuçta tutulur ve okunan ayet-i kerimeler hardallara üflenir.okuma tamam olduktan sonra hardallar oraya serpilir.Ertesi sabaha kadar oraya kimse girmez.Sabahleyin hardallar orada medfun bir şey varsa üzerinde toplanmış olur,yoksa atıldığı gibi kalırlar.

Servet ve Bol Rızka Nail Olmak İçin;

Her gün sabah namazlarından sonra rizaen lillah için 2 rekat namaz kıl.
Her rekatta Fatiha'dan sonra bi1 Ayet'el Kürsi, Üç Kafirun Suresi,On bir İhlas-ı Şerif okuduktan sonra namazın diğer erkanını ifa ederek namazını tamamla. Namazdan sonra (100) kere:" Sübhanellahi ve bi hamdihi sübhanellahil aziymi ve bi hamdihi estağfirullah" dedikten sonra arkasından da (100) kere : "( Ya Kafi ya Ğani ya Fettah ya Razzak ya Kerim ya Vehhab ya Zettavl ya Mecid)" esmalarını okuyan ve bunu vird edinen kimsenin hal ve hayatında pek kısa zamanda çok büyük inkişaflar,terakkiler ve değişiklikler olur.
Çok büyük rızık kapıları kendisine açılır.Her işinde başarılı olur.Okuyanın dağlar gibi borcu olsa Cenabı Hakk yine pek kısa zamanda o borcu o kuluna ödetecek imkanlar ihsan buyurur.

1 yorum: